Sanat Kulüpleri

  • MÜZİK KULÜBÜ

     Müzik,  kendini ifade etme becerisini,  yaratıcılık zevkin ve estetik duygusunu geliştirir; ses ve dil gelişimi ile bilişsel gelişim ve soyut düşünmeye katkıda bulunur.

     Çocukta müzik yeteneği doğuştan başlar.  Doğumundan itibaren ses uyarıcısına tepki verir.  Anne ve babasının ayak seslerini tanır. Ağlamalarla ve ses tonunu yükseltip alçaltarak mutluluğunu ve mutsuzluğunu ifade eder. 

     Okulöncesi dönem çocuğu için müzik ve dans,  kendini ifade etme aracı olmanın ötesinde, onun sosyal gelişimi için de önemli bir etkinliktir. Çünkü çocuk,  müzik eşliğinde arkadaşlarıyla daha kolay bir iletişim kurabilmektedir. 

 

  • DANS KULÜBÜ

     Dans etmek, çocuğun kendini ifade etmesinin alternatif bir yoludur. Çocuğunuzun seçtiği dans türü ne olursa olsun, dans etmek çocuğun öz güveniniduygusal gelişimini ve fiziksel gelişimini destekler. Önemli olan çocuğunuzun keyif aldığı dans tarzını ve ona uygun eğitmeni bulmaktır.

     Dans, Öğrenme ve Dikkat Becerilerini Geliştirir.

     Becerikli bir dansçı olmak için plan yapma, strateji geliştirme, disiplin, odaklanma önemli becerilerdendir ve bu beceriler çocuğun hayatının birçok bölümünde de gerekir. Dans dersleri çocukların yaratıcılık becerilerini harekete geçirir, sanata olan meraklarını ateşler. Düzenli olarak dans derslerine katılan çocukların akademik olarak daha başarılı oldukları bir araştırma ile belirlenmiştir, özellikle matematik ve fen konusunda.

     Dans, öz güveni ve benlik saygısını geliştirir.

     

  •  RESİM KULÜBÜ

     Resim, psiko-pedagojik açıdan çocuğu bize tanıtmaya yarayan bir ölçüt olduğu gibi, onun zeka kişilik ve yakın çevre özelliklerini yansıtan bir ifade aracı olarak da büyük bir önem taşır.

     Her çocuk büyük belirli bir kas olgunluğuna eriştikten sonra, kağıt üzerinde bir takım çizgi ve figür denemelerinde bulunur. Bireysel zeka ve kişilik faktörlerinin yanı sıra, çocuğun çevreyle olan etkileşimi ve günlük deneyimleri, onun çizgisini başka çocuğun çizgisinden ayrılmasını sağlar. Çocuk bize resmiyle adeta kendisinin bir parçasını yansıtmakta, olaylar hakkındaki duygu düşünce ve görüş biçimlerini dile getirmektedir.

     Küçük yaşlarda sözcüklerden daha güçlü bir anlatım aracı olan resim, bize çocuğun iç dünyası ve büyüme süreci hakkında önemli bilgiler verir. Çocuğun ben merkezci bakış açısından uzaklaştığını, geniş bir çevrenin üyesi olduğunun farkına vardığını, resim yoluyla anlayabiliriz.

     Resim, kolay bir anlatım aracı olması nedeniyle, sınırlı sözcük bilgisine sahip bir çocuk için, kendisi ile dış dünya arasında iletişimi sağlayan bir araçtır. Resim çocuğun iç dünyasını keşfetmek için oldukça ideal, projektif bir tekniktir. Çocukların çoğunluğunun resmi sevmeleri ise bu tekniğin kullanımını kolaylaştırmaktadır.

     Çocuğu kolay halde gözlemleme ve tanıma olanağı vermesi açısından, “ oyun” ortamı gibi resim etkinliğinin de önemi büyüktür.

     Bu nedenle çocuğa “karalama” evresinden itibaren kağıt-kalemle buluşma olanağı hazırlanmalı, dilediği şekilde özgürce çizmesi konusunda çocuk cesaretlendirilmelidir.